7 Temmuz 2020 Salı

Nesli Tükenmiş 10 Kitap

Nesli Tükenmiş 10 Kitap

Bu yazı hayatının belli bir bölümünü fiziki bir şekilde bir mesafeyi kat ederek yolculuk etmenin yanı sıra kendi içinde yolculuk yapmayı keşfetmiş ve bunu yaparken de kendine yarenlik etmesi için kitapları seçen o özel okurlara adanmıştır. (Şu an bu tasnife dahil olmamanız, olmayacağınız anlamına gelmez. Yani bu yazı potansiyel muhataplara da yazılmıştır.)

Günümüzde hiç dağılan bir kütüphaneye denk geldiniz mi bilmiyorum ama genellikle bir ömür süren çabanın sonunda bir araya getirilmiş ev kütüphanesi kıymet bilmez varislerin isteğiyle bir sahafa satılır. Gazetelerdeki ölüm ilanlarını takip eden sahaflar da akbaba gibi cenaze evinde biter. Cenaze evinin dibine çekilen eski bir kamyonetin paslı sırtına kitaplar istiflenir ve depoya taşınır. Sahaflar bu kitapları işe yararlar ve yaramazlar diye ayırıp bir an önce o kitapları öylece satmaya başlar.

Eğer siz de böyle bir mezata denk gelip kitap edindiyseniz üzülmeyiniz sayın okur. Eminim ki o kitabın kıymetini bilerek zaten elinizden geleni yapıyorsunuzdur.

Her neyse, ben de (belki bir gün dağıtılacak olan) kişisel kütüphanenizi oluşturmak için edinmek isteyeceğiniz fakat maalesef günümüzde baskısı bulunmayan farklı türlere mensup 10 kitaptan sizi haberdar etmek istedim.


Go: Dünyanın En Büyüleyici Oyunu – Alpar Kılınç: Alpar Kılınç’ın adını ilk kez duyuyorsanız bu gayet normal. Eğer Türk Japon Derneğinden ya da ODTÜ’den bir şekilde yolunuz geçtiyse bu isim kulağınıza çalınmış olabilir. Alpar Kılınç; Galatasaray Lisesi ve ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümünde eğitim aldıktan sonra robot tekniği ve üç boyutlu cisimlerin tek kamera ile algılanması gibi konularda çalışmalar yapmış harika bir beyindir. Lise yıllarında okuduğu Şibumi isimli romandaki go adlı oyuna merak sarmış ve oyunun felsefesini çok sevince ODTÜ Go Kulübünü kurmuştur.


Bütün bu yoğun akademik çalışmalarına rağmen kendisi 1995 yılında 26 yaşında iken geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Ailesi Alpar Kılınç’ın anısını yaşatmak adına onun notlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bu kitabı bastırdı. Soğuk bir Ankara gününde büyük bir kitapevinin kelepir kitapları arasında denk geldiğim bu kitap ile yolum kesişti ve ben de böylece ondan haberdar oldum. (Çünkü ben de o dönem Şibumi’yi okumuş ve go’ya merak sarmıştım.) Bugün Alpar Kılınç’ın adı ODTÜ Go Topluluğunda, bir kütüphanede, bir oyun kitabında ve gönüllerimizde yaşamaktadır.


1.     ÇAPA Çizgi Roman Grubu – Kolektif: Arkabahçe Çizgi Roman’dan çıkan ve 400 sayfadan oluşan bu dev eser; Mahmud A. Asrar, Murat Başol, Hakan Tacal, Yıldıray Çınar ve sizi isimlere boğmamak adına buraya not düşemediğim pek çok yazar ve çizerin katkılarıyla ortaya çıkmıştır. Siyah beyaz sayfalardaki çizgi hikâyeler fanzinlerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmıştır.


Eserde Pamuk Prenses ve 7 Ninjalar, Vaşak, İpek, Karabasan ve Melek gibi pek çok orijinal öykü vardır. Günümüzün bu büyük çizgi roman çizerlerinin çizgilerinin gelişimlerini takip etmeniz ve dönemin romantik havasını hissedebilmeniz adına mutlaka okunmanız gereken bir eser.


1.    Yüzyılın En İyi Bilim Kurgu Öyküleri – Orson Scott Card (Derleyen): İthaki Yayınlarından çıkan 700 sayfa civarındaki bu eser Orson Scott Card tarafından derlenmiş öykülerden oluşmuş harika bir çalışmadır. Isaac Asimov’dan Ray Bradbury’e, Ursula K. Le Guin’den George R. R. Martin’e kadar pek çok yazara yer verilmiştir. Bu büyük derlemede öyküler Altın Çağ, Yeni Dalga ve Medya Jenerasyonu isimli üç başlık altında tasnif edilmiş ve her öykünün başında yazarlara dair kısa özgeçmişlere yer verilmiştir. Maalesef koleksiyon baskısı olarak kısıtlı sayıda basılmış bu eser sahaflarda çok fahiş fiyatlarda satılmaktadır. (Ben de fotokopisinden okuyarak merakımı giderebildim.) Yayınevi bir daha baskısının yapılmayacağını söylemektedir.


1.    Aylaklar – Marco Lodoli: Eğer mutsuz bir döneminizdeyseniz İletişim Yayınları tarafından basılmış bu 83 sayfalık ince kitabı mutlaka okumalısınız. Kitabın kahramanları: Eşinin yokluğunda hayatının son demlerini yaşadığını düşünen bir ihtiyar ve mülteci bir Afro Fransız’dır. İhtiyar insanların hayatlarında pek heyecan verici gelişmeler olmaz, bilirsiniz. Onlar dev rutinlere sahiptirler. Bizim şirin ihtiyarımız hepimizin geçeceği ve geçmekte olduğu iş ve ilişkiler evresini hızlıca atladıktan sonra şu ana gelmekte ve içinde bulunduğu hâli anlatmaktadır. Derken birden bire hayatına giren genç siyahi arkadaşıyla hayatının nasıl değiştiğini, onun çılgınlıklarına sakınmadan nasıl atladıklarını anlatmaktadır. Sizi heyecanlı ve sıcak bir kurgu beklemektedir sayın okur.


1.    Kendini Kovalayan Adam – Paulus Schotte: Ulpan Yayınlarından çıkmış 109 sayfalık bu eser sizi ters köşe yapacak bir polisiye roman. Çok sade bir baskısı ve kapağı olan bu romanın sürprizini kaçırmamak için bir şey söylemek istemiyorum. Fakat bir şekilde yolunuz bu kitap ile kesişirse lütfen onu günümüze göre değil yazıldığı döneme göre değerlendiriniz. 


1.   Blacksad – Luanjo Guarnido (Yazar), Juan Diaz Canales (Çizer): 1950’li yılların Amerika’sında geçen çizgi roman film noir tarzı çizilmiş harika bir polisiyedir. Çizgi romanda film noir tarzının bütün özellikleri başarıyla yansıtılmıştır. Ayrıca kurgunun başkarakteri bir kedidir. Bunun haricinde köpekler, goriller ve yaban domuzları gibi pek çok canlıya yer verilmiştir. Karakterlere hayvan kimlikleri verilirken, kurgudaki rolleri ve kişilikleri de düşünülerek harika bir iş çıkarılmıştır. Kurgudaki kadınlar ise hem diğer canlılara hem de insanlara daha yakın bir şekilde çizilmiştir.

John Blacksad
YKY tarafından 1. cildi 2010, 2. cildi 2011’de basılan seri, yurt dışında 5 cilt hâlindedir. Sonraki ciltlerin baskıları yapılmadığı gibi mevcut ciltlerin de yeni baskıları yapılmamaktadır. Çizgi romanların Türkçe baskıları sahaflarca çok fahiş fiyatlara satılmaktadır.

Not: Kurguyu merak eden okurlar İngilizce hâllerini dijital ortamda bulabilirler.


     Felidae – Akif Pirinçci: Türk asıllı bir yazar olan Akif Prinçci eserlerini Almanca kaleme almakta ve eserlerini Almanya’da yayınlanmaktadır. Blacksad’in aksine bu eser bir romandır ve film noir tarzından ziyade günümüzü yansıtan bir hayvan polisiyesidir. Blacksad’de karakterler insan formundadır. Oysa Akif Pirinçci gerçekten insanlarla birlikte yaşayan ve kedi boyutunda olan başkarakteri Felida’nın yeni taşındıkları mahalledeki kedi cinayetlerini aydınlatması ile başlayan bir seridir. Seride biyolojiden zaman yolculuğuna ve sanrılara kadar pek çok konuya yer verilmiştir. Serinin ilk ve son kitaplarının baskısı bulunmakta fakat aradaki üç kitabın baskısı bulunmamaktadır. Animasyon seven okurlarımıza bir haberim daha var. Falidae’nın ilk macerası aynı zamanda bir yetişkin çizgi filmi olarak da sizleri bekliyor. Bakalım roman ve romanın uyarlaması hakkında ne düşüneceksiniz?


















Deliler Mezarlığı – Ray Bradbury: Günümüzde İthaki Yayınları tarafından Ray Bradbury’nin pek çok kitabı yeniden basıldı. Bazıları için özel kapak tasarımları bile yapıldı. Fakat üzerine eğilinmemiş ve yeterince önem verilmemiş bir kitabı var: Deliler Mezarlığı. Hollywood’da geçen romanda Ray Bradbury kendi tarzını ve üslubunu konuşturarak okurlara harika bir gerilim sunmuş. Yazarın adı kitabın üzerinde yazmasaydı bile okuduktan sonra bu kitap Ray Bradbury’nin diyebilirdiniz.



1.   Öyküler – Neil Gaiman (Derleyen): İthaki Yayınları tarafından basılan 600 sayfalık Öyküler; Neil Gaiman ve Al Sarrantonio tarafından derlenmiş öykülerden oluşmaktadır. İçinde Dövüş Kulübü’nün yazarı Chuck Palahniuk’tan Joe Hill’e, Joyce Carol Oates’ten Geve Wolfe’ye kadar pek çok yazarın öykülerine yer verilmiştir. Öyküleri derleyen Neil Gaiman ve Al Sarrantonio kendilerinin de birer öyküsüne eserin için yer vermiştir. İthaki Yayınları tarafından birkaç yıl önce çıkarılmış Öyküler’in artık yeni baskısı yapılmamaktadır.



1.    Uyarca – Friedrich Dürrenmatt: Ve nesli tükenmiş olan son kitabımın türünün -sanatların sanatı- bir tiyatro oyunu olmasını istedim. Bazılarınız Dürrenmatt’ı belki de polisiye romanlarından tanıyor olabilirsiniz. Ama o pek çok oyun kaleme almıştır. Kendisi hâlâ hayranlıkla okuduğum bir oyun yazarıdır. Polislerin ve ceset öğüten şirketlerin olduğu bir düzlemde yapılan harika bir kapitalizm eleştirisidir Uyarca. Eserde kullanılan hiçbir oyun kişisi, hiçbir dekor ve hiçbir replik boş yere kullanılmamıştır. Faturalardan kurşun çekirdeklerine her şey bir şekilde birbiriyle alakalıdır. Bütün oyun kişilerinin bir şekilde birbiriyle bir ilişkisi vardır ve finalde her şey birbirine bağlanır. Kapitalizmin sahneye, insana ve ironiye ait araçlarla hiçbir şeyin israf edilmeden bu kadar iyi anlatıldığı bu eseri mutlaka okumanızı öneririm sayın okur.


Yazı boyunca pek çok güzel kitaptan haberdar oldunuz ve maalesef bu kitapların baskıları artık yok. Kütüphanelerde ve sahaflarda bulunan kitapların bazılarına ulaşabilirsiniz. Ama bu güzel kitapların bizlerle kısıtlı kalmasını istemiyorsak yerli üretimin sonlandırılıp kur farkına mahkum edilen ve gün geçtikçe artan kağıt fiyatlarıyla her eseri basamayan matbaaların olduğu bir dönemde yayınevleri de artık edebiyat mafyası olma yolunda ilerlemektedir. Lütfen kamuoyu oluşturup bu harika kitapların yeniden basılmasını sağlayalım. Bir sonraki yazıya kadar hoşça kalın.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

HALA OKUMADIN MI?

BU YAZILARI KİM YAZIYOR?

24 Mart 1991’de Ankara’da dünyaya gelen Yiğit Koçyiğit, Gazi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde edebiyat eğitimi ald...