19 Nisan 2022 Salı

ÖTEKİLER

ÖTEKİLER

Bu yazı, DTCF Tiyatro'yla ilgilidir.

Fakat her şeyden önce içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğini meşgul eden ve muhtemelen diğer çeyreklerini de etkisi altına alacak bir sanat hareketi olan Ötekiler’e dairdir. Fakat size Ötekiler’i anlatmadan önce bahsetmem gereken başka bir şey var: 71’e 24.

Peki, nedir bu 71’e 24? Askerlik dönemi mi? Ya da bir çeşit şifre mi? Önemli bir günün tarihi mi? Bunların hiçbiri değildi.

Her topluluğun ve her grubun kendine has bir öyküsü vardır. Buluşma noktaları, bir araya gelince sürekli tekrarlanmaktan yavaş yavaş sosyal bir ritüele dönüşen eylemler ve bu toplanmalarda sohbet açıcı olan konuşmalar...

DTCF

DTCF Tiyatro’nun buluşma noktası da Kolej’deki metruk bir apartman dairesinin en üst katı olan 71’e 24’tü. Ne zaman birinin bir derdi, bir gönül yarası olsa, prova alacak yer bulamasa ya da kalacak yere ihtiyacı olsa çaldığı bir kapıydı 71’e 24.

Aşağı yukarı 10 yıldır DTCF Tiyatro öğrencilerinin birbirine aktardığı bu evin son kiracıları da bizdik. Sonra diğer evlerin başına gelenler bizimkinin de başına geldi. Yeniden imar edildi. Biz de anılarımızı sırtımıza vurup istemeye istemeye çıktık oradan. İşte size bunlardan bahsetmek istiyorum.

Her yıl 27 Mart’ta bütün tiyatro bölümlerinde Dünya Tiyatro Günü kutlanır. Fakat Biz hep 28 Mart’ta kutlardık. Çünkü oyunlar hep iki cast ile oynanırdı ve bizler 27 Mart akşamı hiçbir şey yapmadan uslu uslu evlerimize dağılırdık. 28 Mart günü bölüm oyunu ikinci cast ile oynandıktan sonra hep birlikte sarılıp şarkılar söyler, dans ederdik. Yavaş yavaş karnımızı doyurup tekrar bir araya gelmek için konuşup dağılırdık.

DTCF Tiyatro Bölümü'nün 2018 Mezuniyet Oyunu:

https://www.youtube.com/watch?v=8wosbrb5aHc

Yemekten sonra anlaştığımız mekâna gittiğimizde önce bölüm oyunu ile ilgili bir konuşma olurdu. Ucu bucağı olmayan içki masalarında gülüşmeler olurdu. Herkes sıra ile yer değiştirip birbiri ile her şey hakkında konuşurdu. Aklındaki projeden, oyunculuktan, sanattan, ilişkilerden ve hatta yemek tariflerinden...

Bazen bir saatliğine arkadaşlarımızdan biri kaybolur ve döndüğündeyse ellerindeki ve üstündeki kanı temizlemeye çalışırdı. Bize söylemeden çağırıldığı yere gidip beş tane adamı tek başına dövüp geri gelmiş. Esriklikten mi şaşkınlıktan mı bilmem curcunaya karışırdı bu tür vakalar.

Sıra evlere dağılmaya geldiğinde mekandan dörderli beşerli gruplar hâlinde çıkardık. Gidecek yeri olmayanlar ya da evinin yolunu bulamayacak kadar kafayı bulanlar 71’e 24’ün yolunu tutardı.

71'e 24'te Bir Kış Gecesi
Kıştan kalma cemre tanımaz Ankara ayazı eşliğinde bağıra çağıra giderken kimisi gönül verdiği takımın marşını söyler kimisi de geceye damgasını vuran şarkıyı mırıldanırdı. Soğuktan kendimizi 71'e 24'ün içine attıktan sonra herkes bulduğu yerde sızardı.

Bazen koca bir hafta sonu; beş dakika selam vermek için uğradığınız 71’e 24’te pencerenin önündeki koca L koltukta gamdan kederden ciğeriniz çürürken geçerdi. Derdin devasına en yakın şey o derdi sizinle birlikte çekenlerdir, köpek öldürendir, Neşet Ertaş’tır ve dostlardır.

71'e 24'te Gam, Keder ve Elem

Menüsü makarna ve türevlerinden oluşan 71’e 24 bazen bu toplanmalarda tutuşulan bir iddiaya ev sahipliği yaparken bazen de bitirme oyunları ve tezlerinin de karargahı olurdu.

İşte bu ulvi mekânda bir araya gelen birbirinin muhabbetinden keyif alan bir grup genç 22 Nisan 2018’de Ötekiler’i kurdular. Ötekiler’in parçası olmak ise çok kolaydı. Topluma aykırı ya da sizi biricik kılan bir özelliğe sahip olmanız yeterliydi. Örneğin: Grubun tek solağı olmak ya da etnik bir özelliğin gruptaki tek temsilcisi olmak gibi.

ÖTEKİLER Görev Dağılımı
Ötekiler’e girmek üzere başvuru yaptığınızda Ötekilik sınavına tabii tutulur, kabul almanız hâlinde de bir tören eşliğinde karşılanırdınız.

Ötekiler’i bir araya getiren tek şey sanattı. Bu nedenle organize olmak adına bir yönetici seçmeye karar verir de seçim öncesi kulis çalışmaları başlardı. (Bu kulis çalışmaları gerçekten de okulun kulisinde yapılırdı.) Sonuçları üzerine bir türlü anlaşılamayan seçimlerin ardından kabul gören lider bir çeşit sivil darbe ile devrilirdi. Fakat kafası karışık olan Ötekiler damarlarındaki hizipçiliğin de etkisiyle birbirine düşerdi.

ÖTEKİLER, DTCF Merdivenlerinde
Verilen birkaç öz eleştirinin ardından “olacak o kadar” yapılır ve herkes bir sonraki kumpasa kadar köşesine çekilirdi. Kimisi ezberini yapar kimisi de oyununu yazardı.

“İyi de Ailemizin Yazarı, sen bu yazının Ötekiler’den bahsedeceğini söylemiştin. DTCF Tiyatro’dan, 71’e 24’ten ve Ötekiler’e dair birkaç mırıldanmadan bahsettin.” dediğinizi duyar gibiyim. DTCF Tiyatro 71’e 24, 71’e 24 de Ötekiler demektir. Ayrıca gizli bir yüksek sanat topluluğu olan Ötekiler’den bu kadar bahsetmek bile yeterince büyük bir risk.

Ötekiler, şu an çeşitli sanat toplulukları içinde varlığını sürdürmekte ve ilerideki büyük prodüksiyonlarımıza kaynak toplamak adına çalışmaktadır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesi 22 Nisan’da  kurulan Ötekiler’in kuruluşunun 5. yıldönümü bütün sanat camiasına kutlu olsun. Hoşça kalın. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

HALA OKUMADIN MI?

BU YAZILARI KİM YAZIYOR?

24 Mart 1991’de Ankara’da dünyaya gelen Yiğit Koçyiğit, Gazi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde edebiyat eğitimi ald...